Türkiye’de robotik cerrahi kullanımı hızla yaygınlaşıyor. Bugüne kadar yaklaşık 50 bin robotik cerrahi operasyonu gerçekleştirildi. Özellikle mide ve bağırsak kanserlerinde yüksek başarı oranı sunan bu yöntem, açık cerrahiye göre daha az kan kaybı ve hızlı iyileşme sağlıyor.
Her 100 Kanser Ameliyatından 5’inde Robot Kullanılıyor
İstanbul Üniversitesi Cerrahpaşa Tıp Fakültesi Genel Cerrahi Ana Bilim Dalı Öğretim Üyesi Doç. Dr. Server Sezgin Uludağ, kanser ameliyatlarında robotik cerrahinin kullanımının her yıl yüzde 1-3 oranında arttığını belirtti. Robotik cerrahinin, zorlu operasyonlarda sağladığı avantajlarla giderek daha fazla tercih edildiğini vurguladı.
Kansız Cerrahide Yeni Dönem
Kansız cerrahi olarak bilinen laparoskopinin gelişmiş versiyonu olan robotik cerrahi, dünyada da büyük bir hızla yaygınlaşıyor. Bugüne kadar dünya genelinde 12 milyon, Türkiye’de ise 50 binden fazla robotik cerrahi operasyonu yapıldı. Artık üniversite ve kamu hastanelerinde de kullanılan bu teknoloji, kanser hastalarının tedavi sürecinde umut ışığı oluyor.
Robotik Cerrahide Daha Az Kan Kaybı ve Daha Hızlı İyileşme
Açık cerrahiyle robotik cerrahi arasındaki avantajların karşılaştırılmasında robotun avantajlarının daha fazla olduğunu ve ameliyat başarılarının daha yüksek olduğunu aktaran Doç. Dr. Uludağ “Robotik cerrahide daha az kan kaybı ve daha hızlı iyileşme süreci, buna bağlı olarak daha az hastanede yatış süresi, daha az ameliyat sonrası ağrısı, küçük kesilerle ameliyat yapılabildiği için daha küçük yara izi bulunuyor. Ayrıca yüksek çözünürlüklü görüntüleme sunduğu için lezyonu daha iyi görerek müdahale etme bunun yanında da daha hassas dikiş atma imkânı sunuyor” diye açıkladı.
Komplikasyon Riski Daha Az
Robotik cerrahinin, hasta için birçok avantaj sunduğu gibi cerrahlar için de önemli konfor alanı sağladığını aktaran Doç. Dr. Uludağ bu konforun ameliyatın başarı yüzdesini artırdığını söyledi. Doç. Dr. Uludağ, “Geleneksel açık cerrahi veya laparoskopik cerrahiye kıyasla hekimlerin fiziksel ve zihinsel yükünü azaltan birçok özelliğe sahiptir. Örneğin robotik sistemler, cerrahın ellerindeki doğal titremeyi filtreleyerek hassas ve stabil hareketler yapılmasını sağlar. 540 derece dönebilen enstrüman uçları sayesinde insan elinin yapamayacağı kadar esnek ve küçük hareketler gerçekleştirilebilir. Laparoskopik cerrahide sınırlı görüş açısı varken, robotik sistemlerde derinlik algısı ve büyütmeli görüntüleme sayesinde dokular çok daha net ve detaylı görülebilir. Doku katmanlarını ayırt etmek daha kolay olduğu için cerrahın ameliyat sırasında daha güvenli kararlar almasını sağlar. Kanserli hücreleri daha iyi ayırt edebilmek açık cerrahi ve laparoskopik cerrahiye göre çok daha avantajlıdır. Dördüncü kol robotik cerrahide stabil kontraksiyon sağladığı için, asistanın hatalarını veya kendi hatalarımızı daha minimalize eder ve komplikasyon oranını da azaltır. Cerrah oturarak ameliyat yaptığı için özellikle uzun süreli ve karmaşık ameliyatlarda cerrahın performansını olumlu yönde etkileyerek daha başarılı sonuçlar alınmasını sağlar. Sağlık sistemi açısından maliyet yükü mevcut ancak daha az kanama, daha az komplikasyon riski sunan robotik cerrahinin, maliyet yükünü indirekt olarak azaltmış olduğunu savunan çalışmalar mevcut” diye konuştu.
“Robot Bizim Sabrımızı ve Konforumuzu Artırıyor”
Bütün kanser ameliyatlarında robotik cerrahiden faydalanıldığını belirten Doç. Dr. Server Sezgin Uludağ “Genel cerrahiyi ilgilendiren bütün gastrointestinal cerrahilerde mesela mide kanseri, kolorektal kanserler, özefagus kanserleri, pankreas kanseri, karaciğer ve safra yolu kanserlerinde robotik cerrahi kullanılıyor. Robotik cerrahi genellikle dar alanlarda daha iyi manipulasyon kabiliyeti sebebiyle laparoskopik cerrahiden çok daha iyi sonuçlar veriyor, ancak üst gastrointestinal sistem cerrahisinde ve alt gastrointestinal sistem cerrahisinde gayet iyi sonuçlar verebilmekte. Ameliyat biraz sabır işidir. Robot bizim sabrımızı ve konforumuzu artırıyor” dedi.
Türkiye’de robotik cerrahi operasyonlarının giderek arttığına dikkat çeken Doç. Dr. Server Sezgin Uludağ, bu hizmetin de sağlık turizminin lokomotiflerinden biri olmaya aday olduğunu söyleyerek, şu değerlendirmeyi yaptı:
“Düşük maliyet, yüksek teknoloji, deneyimli cerrahları sayesinde Türkiye robotik cerrahide de önemli bir merkez olmaya aday. Özellikle ABD ve Avrupa ülkelerindeki robotik cerrahi ücretleri Türkiye’den çok daha fazla. Robotik cerrahinin olmadığı komşu ülkelerden fazlasıyla robotik cerrahi talebi gelmesi nedeniyle sağlık turizmi gelişiminde önemli bir rol oynuyor.”